TapTime, 2024 kışında Sofya’nın Lozenets semtinde bulunan on iki masalı bir kafenin arka ofisinde kuruldu. Kafeteryanın sahibi, kurucularımızın bir arkadaşı, bize aylık faturalarını gösterdi: bir QR menü oluşturucu, her siparişten komisyon alan bir sipariş uygulaması, kişi başına ücretlendirilen bir rezervasyon widget'ı, bir sadakat kartı uygulaması, bir web sitesi oluşturucu ve raporları tahtadaki rezervasyonlarla hiçbir zaman uyuşmayan bir Google Ads serbest çalışanı. Altı araç, altı oturum açma bilgisi, altı fatura ve bunların hiçbiri, dördüncü masadaki misafirin bir sadakat kartına sahip olduğunu bilmiyordu.
Şirketi kuran ikimiz, önceki on yılı başkaları için ödeme ve rezervasyon sistemleri geliştirerek geçirmiştik. Sorunun bu araçların kötü olmasından kaynaklanmadığını biliyorduk. Asıl sorun, her birinin, bir mekanın bir geliştiriciyi, bir ajansı ve bunları bir araya getirecek ikinci bir yöneticiyi karşılayabileceği bir pazar için geliştirilmiş olmasıydı. Sofya’da, Tiflis’te, Almatı’da ise mekan sahibi, hem geliştirici, hem ajans, hem de ikinci yöneticidir.
Böylece o kafe için bir hesabın yapması gerekenleri sıraladık: bir kodla menüyü açmak, siparişi ve ödemeyi almak, mutfağa fişi göstermek, salondaki numarayı aramak, Instagram üzerinden masa rezervasyonu yapmak, kasada kartı damgalamak ve Google’a hangi reklamın müşteriyi getirdiğini bildirmek. Ardından, asla ihlal etmeyeceğimiz kuralları da yazdık: siparişlerden komisyon alınmayacak, kişi başı ücret alınmayacak, kurulum ücreti alınmayacak, sözleşme yapılmayacak ve her ekran, bizim dilimizde gösterilmeden önce işletme sahibinin kendi dilinde gösterilecek.
İlk versiyon, 2025 ilkbaharında o kafede bir menü, bir kat planı ve bir damga kartıyla devreye girdi. Mutfak ekranı o yaz devreye girdi, çünkü şef, siparişin neden duvarda değil de garsonun telefonunda göründüğünü sorup duruyordu. Randevu sistemi ise, iki sokak ötedeki bir berberin, aynı rezervasyon sayfasının masalar yerine koltuklar için de kullanılabileceğini sormasıyla hayata geçti. Dönüşüm takibi ise, ilk işletme sahibi reklam almaya başladığında ve bunların gerçek performansını öğrenmek istediğinde devreye girdi.
2026 yılına gelindiğinde, aynı hesap Gürcistan, Türkiye, Kazakistan, Özbekistan ve Batı Balkanlar’da da faaliyet gösteriyordu; her birinde kendi para birimi, kendi bankaları ve cüzdanları ile her misafir sayfasında kendi dili bulunuyordu. Temel fikir hâlâ budur: Başka hiç kimsenin yerelleştirme zahmetine girmediği pazarlar için, etkinlik mekanından yola çıkılarak oluşturulmuş tek bir platform.